Fransa'nın Hindiçin Katliamı ve Emperyalist Sömürüsü

Fransa’nın Hindiçin Katliamı ve Emperyalist Sömürüsü

Fransa’nın Hindiçin Katliamı ve Emperyalist Sömürüsü

Fransa’nın Hindiçin Katliamı ve Emperyalist Sömürüsü : Bu yazımızda sizlere uygar batı ve hepsinin başını çektiğini iddia eden Fransa’nın tarihindeki kara lekeleri yazmak istiyoruz. Şüphesiz sömürge ve emperyalist çıkarlar söz konusu olduğunda, kan kokusu almış bir köpek balığından daha farksız oluyor avrupa devletleri. İşte sabıkalı bir Fransa örneği.

Yakın bir tarihte İspanya, yeni dünyanın keşfinin 500. yılını kutladı. Gerçekte insanlık tarihinin en sapkın ve sadist sayfaları da o zaman yazılmaya başladı. İspanyol fethi sırasındaki Amerika kıtasındaki sömürgeleştirilen toplumlara iki seçenek verilmişti. Yanımızda olun, kölemiz haline gelin, kültürünüzü ve özgür iradenizi sonsuza kadar gömün; ya da karşımızda olun, ölene kadar işkence görüp yok edilin.




Fransızlar hala Fransızca konuşan dünya fikrini savunmaktadırlar. Bunun için dünyanın Fransızca konuşulan sömürge ülkelerinde insanların gırtlaklarına Fransızca’nın nasıl tıkıldığını okumanızı öneririm. Hanoi’de bu kelimeleri yazarken, penceremden Fransızların yaptığı vahşi işkence ve idamlarda hayatını
kaybeden yerel halk için ulusal anıta dönüştürülen merkez hapihanesinin köşesini görüyorum. Avrupalı güçler tarafından sömürgeleştirilen pek çok yerde olduğu gibi Hind-i Çin halkının onurları ayaklar altına alındı, soyulup köleleştirildiler.

Hemen herkes ABD’nin, Vietnam Savaşı esnasında gerçekleştirdiği acımasız savaşı bilir. Ancak Fransa’nın Hind-i Çin’de yaptığı katliamları kimse hatırlamaz. Bunu hatırlayanlar sanırım sadece Vietnamlılar ve diğer Hind-i Çin uluslarıdır. Artık çok yaşlılar dışında Vietnam’da kimse Fransızca konuşmuyor. Fransa’nın Vietnam Katliamları ve bu kadar korkunç işkenceler yapmış olmasalar Fransızların saflığı çok dokunaklı olabilirdi. Bir ulus, on yıllar boyunca başka bir ulusu soyar, öldürür, işkence ederde, nasıl olur, niçin Vietnam’da kimsenin onların dilini kullanmadığını hala merak etmez.

Avrupalı entelektüellerin ABD’nin dış politikasına yönelik yaptıkları isteksiz eleştiriler, yaşlı kıtanın sorumluluklarını azaltmaz. Yüzyıllar boyunca dünya, Avrupa’nın zenginleşmek için gezegenin geri kalanının bedel ödediği aç gözlü saldırılara maruz kaldı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise ABD,
Avrupa’nın dünya hakimiyetini ele geçirdi. Gelişmeler tam gözle görülür olmasa da, Avrupa egemenliği devam etse idi, durumun daha beter olacağına kimsenin şüphesi olmasın.

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından (Andre Vltchek, Batı Terörü ve Propagandası/ bilimgönül yayınları) kitabından kısaltılarak alınmıştır.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir