Doktor Reşit Şahin Giray Kimdir ve Hayatı Hakkında İnceleme

Doktor Reşit Şahin Giray Kimdir ve Hayatı Hakkında İnceleme

Doktor Reşit Şahin Giray Kimdir ve Hayatı Hakkında İnceleme

Doktor Reşit Şahin Giray Kimdir ve Hayatı Hakkında İnceleme  İstanbul tıbbiyesinde okurken ittihat ve terakki cemiyetinin kurucularından olan Dr. Reşit Giray aslen Kafkasyalı bir çerkezdir. Birinci hücrenin 4 nolu üyesidir bu da (1:4) olarak ifade edilir. Örgütte takma adı Şahin Giray’dır. İttihat ve terakkinin gizli döneminde yurt dışında çıkan gazete ve dergilerde Şahin Giray’a hitaben direktiflere raslanır. DR. Reşit gizlilik döneminde esaslı faliyetlerde bulunmuş ve çalışmaları 2.Abdülhamitin hafiyeleri tarafından
tespit edilmiş ve bunun sonucunda Trablusgarb’a sürülmüştür. Polis nezaretinde ilk serbest bırakılan DR Reşit Giray’dır.



Doktor Reşit Şahin Giray Trablusgarp’da vilayet doktoru olarak görev yaparken kendisi gibi sürgünde olan Kürt Bedirhan Paşanın torunu ile evlenmiştir. 1908 Yılında Meşrutiyet ilan edilince Dr Reşit Giray, sürgünden dönmüştür.

Sağlık işleri ve siyasi işleri terkederek idari kadroda çalışmayı tercih etmiştir. Bir süre mülkiye kaymakamlığı yapmıştır. Birinci dünya savaşı zamanlarında doğu anadolu ve ırak bölgesinin iç güvenliğini sağlama işi Dr. Reşit’e verilmişti. Bu işi yapabilmesi için bir güce ihtiyaç duyarak 20 kişilik çerkezlerden oluşan bir seyyar jandarma ekibi kurar. Çerkez Harun, Çerkez Davut ve Çerkez Ethem ve onun ekibi bu kadroyu oluşturuyordu.

Kendisi Kürt Bedirhan paşanın damadı olmasından dolayı, Bedirhanilerden, millilerden, karakeçili aşiretlerden bir kürt milis teşkilatıda kurmuştu. Seyyar çerkez milisler ermenileri 1915’de göçetmeye zorlama görevinde yer almışlardır. Dr. Reşit’in Irak’ta bulunduğu sırada ve Diyarbakır Valiliği yaptığı dönemlerde bir çok faili meçhul cinayetler işlenmiştir. En önemli olanları, Basra valisi Ferit’in, müntefek mutasarrıfı Bedi Nuri’nin, Lice kaymakamı babam Hüseyin Nesimi’nin, beşiri kaymakam vekili sabit’in, gazeteci İsmail Mestan’ın öldürülmeleri yer almaktadır. Bu öldürülenlerin hepsi sosyalist ve yardımsever kişilerdir.

Bu kurulan seyyar jandarma kadrosu Ermeni tehcirini gerçekleştirmenin ötesinde talan ve yağma çetesine dönüşmüştür. Ermeni tehcirini hakkıyla yapamayıp katliamlara dönüştürmüşlerdir. Yağma ve talanın olağan gören bu kadronun tasfiyesi de kaçınılmazdı. Basiret sahibi bir siyasi iktidar Ermeni tehcirini gerçekleştirmek için öldürmek yerine, bunların görevlerini Ermenilerin bulunmadığı yerlere gönderebilir yada mektupculuk İçişleri Bakanlığındaki özel kalemdeki özel yerlere aktarılabilirdi…..

Kaynak: Abidin Nesimi-Yılların İçince/Nöbetçi Yayınları kitabından alıntıdır.

 




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir