ALEVİ VE BEKTAŞİLERDE SEMAH

Alevi ve Bektaşilerde Semah : Alevi Bektaşi inancı ve temel felsefesini oluşturan semahların ana kaynağı ”kırklar meclisi”dir. Cem ibadetinin ve Semah’ın ortaya çıkmasını bu meclis teki tartışmalar, düşünceler ve sözlü anlatılar şekillendirmiştir.

13. yüzyılda yaşamış, düşünce mimarlarımızdan Yunus Emre şiirlerinde Kırklar Meclisinin varlığından bahsetmektedir. ”Kırklar Meclisi” Alevi Bektaşi İnancını ete kemiğe büründürmüştür. O dönemin aydını olarak kabul edilebilecek kişiler hem kırklar meclisini hem de geleneğin felsefesini oluşturmuştur. İnsan sevgisi ve Hümanizmasının tasavvufla buluşmasını sağlanmıştır. İnancın gerçeği bu mecliste ortaya çıkmıştır.




Kırklar Meclisi Alevi ve Bektaşi geleneğinin kutsalıdır. Yine sözlü gelenek olarak nesilden nesille aktarılarak bugünlere gelen kaynaklarda ve yazılı bilgilerde ‘Hazreti Muhammed, Miraç ve Kırklar Meclisi ” olarak yer alan olay şu şekil de gerçekleşiyor : Miraç’ta Tanrı ile ile görüştükten sonra Hazreti Muhammed Kırklar Meclise kabul buyrulmuştur. Kendisinin bu meclise kabulüyle ilgi çeşitli görüşler mevcuttur.

Profesör Fuat Bozkurt bu konuda şunları söylüyor:

Meclisin üyeleri ehlibeyte candan bağlı kişilerdi. Başlıcaları Salmani Farisi, Ebuzergaffari, Kamber, Veysel Karani’dir… Kırklar olarak adlandırılan bu insanlar Alevi ve Bektaşi inancının temelini oluşturur. Kırkları eğiten onları hak, adalet gibi düşüncelerle buluşturan ve meclis üyelerini Bir ”Eren” olarak adlandıran ise Şah-ı Merdan olarak adlandırılan Hazreti Alidir diye ekliyor. Bundan dolayı Hazreti Aliye şah velayet, Veliler şahı denmiştir.

Yine bir Yine Bir araştırmacı Cemal Şener de bu konuda şunları aktarıyor, Hazreti Muhammet Kırklar meclisiyle ilk tanışmasında, sen kimsin diye sorduklarında” ben sizin ”Peygamberinizim” cevabını verir Kırklar meclisi üyelerinden sen bu meclise giremezsin cevabını alır, neden diye sorar? Bu mecliste ”makam mevki yoktur” hak ile hak olan kadın erkek büyük küçük farkı yoktur cevabını alır. Daha sonra Hazreti Muhammed; ben sade bir kulum yetimlerin, gariplerin, yoksulların hamisiyim diye cevap verince meclise kabul edilir.

Kırklar Meclisinin bir üyesi hakkında bir efsane bu güne kadar gelmiştir. O kadar sosyal yanı yüksektir hak adalet kavramları onunla buluşur derler. Öyle dürüsttür ki bugün bazı araştırmacılar, dönemin, yani cahiliye devrinin sosyalisti diyorlar. Kimisi Roobinhud’u diyor. En önemlisi Yunus Emre’nin dizelerinin ana kaynağı olan şu düşünce öne çıkar: Birimize bir bir ufak neşter vursan kırkımızdan damlayan kan ile semah dönülür. Hazreti Muhammed’in başından düşen ”Şemrenin” bezden parçaları orada bulunan 17kadın ( bacı) ve 23 erkekten oluşan kırklar tarafından ”kemerbest” yapılıp bağlanmıştır.

Bundan şunu anlıyoruz semahta başa bağlanan ve bele bağlanan kırmızı bezlerin de inançsal bir anlamı var. Bu kemerbest, birliğin beraberliğin yolun ikrarı olarak kabul gördü. Bugün kırklar Meclisin de ibadet olarak o kabul edilen” cem”de semah, alevilik felsefesinin 12 hizmetinden biri olarak kabul ediliyor. Semah ilahi aşkı ruhunda duyan ve o aşkla nefesler eşliğinde aşka gelip dönmektir. Semah deyişlerle ve nefeslerle şekillenir. Hakkın birliğini Hazreti Ali ve Muhammet’e yapılan en önemli övgüdür. Her türlü nefsin yenildiği dünyanın tüm nimetlerinden vazgeçip, kibrin, bencilliğin insanı esir almasına verilen cevaptır.

Aslında hakkın birliğine Hazreti Ali’ye yapılan sevgi ve saygıdır. Eller sağ da göğü; solda yeri gösterir. Haktan alırız halka veririz kendimize bir şey istemeyiz, hiç bir şeyi mal etmeyiz. Hiçlik makamında yok olmak yandığımız aşka kül olmaktır.

Alevi ve Bektaşilerde Semah

Semah Alevi ve bektaşi inancına göre kulun miracı ve niyazı olarak kabul ediliyor. Hacı Bektaşi Veli, bu konuda ”Semah Tanrı aşkı için yapılır. Bir oyuncak yada salıncak değildir, Tanrısal bir sırdır. Her kim ki bir oyun olarak görürse cahildir” demiştir. Semahta üç mertebe üç bölüm vardır. Ağırlama, yürütme ve yeldirme. Ağırlama semahın başlangıç bölümü yürütme semahın hareketlenmeye başlandığı bölüm yeldirme en esaslı bölüm en zor bölümdür.

Bazı yerlerde bir folklorik unsur olarak sunulmaktadır. Yanlıştır. İbadetin bir parçasıdır. İbadet dışında hiç bir yerde dönülmemesi istenir. Yani sokak ortasında bir parkta dönülecek bir oyun dans hiç değildir. Bazı bölge ve yörelerde Semahın varyantlaştığını görürüz. Sivas’ta farklı bir figürde, Erzincan da değişik bir şekilde ve harekette yine Tunceli ve Çorumda daha değişiktir. Bunların hepsinin nedeni ve inançsal açıklaması vardır.

Başlıca semahlar Kırklar Semahı, Ya Hızır semahı, Hacı Bektaş Semahı.

2010 yılında ”unesco” tarafından somut olmayan kültür mirası olarak kabul edilen semahlar, ülkemizde uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olan Unesco’nun gösterdiği ilgiyi görmemektedir. Bu ritüeli, inancın en büyük parçasını geniş halk kitleleri hala tanımıyor. Hacı Bektaş’ta Bakan Fikri Sağlar tarafından kurulan Semah Topluluğu kapatılmış. Bakanlık Halk Dansları Topluluğunda var olan ”Semah ” dönen kadronun işine son verilmiş ,başka birimlere kaydırılmış.

Çalıştığım okulda semah ve sema gösterisi yapmaya karar verdik. Kültür bakanlığına bir yazıyla yapacağımız programı anlattık cevap olarak bizim semah ekibimiz yok cevabını aldık.. Şimdi gelin Cemimizi Hak Muhammet, Ali diyerek açalım… güzel bir ”gülbeng”(dua) ile açalım ve bütün alem semah dönsün. Aşk ile….

Bismişah Allah Allah
Bizleri bir araya getiren duyguya aşk olsun
Hak Muhammet Ali on iki imam
On dört masumu pak
On yedi Kemerbestan , gözcümüz ve bekçimiz ola
Cümle canların hizmetlerini kabul etsin
Bizi akıl katarından ayırmasın
Yüce haktır taptığımız haktır sevdiğimiz
Birliğimizi Daim kılsın
Dertlerimize derman hastalarımıza şifa versin
Dil bizden nefes pir hünkardan olsun
Cümle gerçeklerin demine hüüü

Yazar: Umut Özkan




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir